Temürkazuk
kişi adıKaynaklı

Uraz

Uraz, talih ve baht anlamında kullanılan addır. Sözcüğün bu anlamla izlenebildiği en eski katman, Orta Türkçe döneminin Kıpçak sahasıdır; Uras, Oraz ve Iraz biçimleriyle de söylenir. Bu künyenin kaynakları henüz birincil metinden doğrulanmamıştır.

Doğrulama durumu

Bu künyedeki iddiaların bir bölümü kaynak metnin kendisinden doğrulanmadı, çünkü dayandığı eser elimizde yok. Hangi cümlenin doğrulandığı, hangisinin doğrulanmadığı aşağıda "Bu künye ne kadar doğrulandı" bölümünde tek tek yazıyor.

Adın kaydı

Uraz, talih ve baht anlamını taşıyan bir addır. Sözcüğün bu anlamla güvenilir biçimde izlenebildiği en eski katman, Orta Türkçe döneminin Kıpçak sahasıdır: 1303 tarihli Codex Cumanicus ve Memlük Kıpçakçası sözlükleri bu dönemin başlıca tanıkları sayılır.[1][2] Sözcük, Eski Anadolu Türkçesi metinlerinden derlenen Tarama Sözlüğü’nde de bahtın karşılığı olarak geçer ve Anadolu ağızlarında yakın döneme kadar yaşamıştır.[3]

Adın kaydı, bu silodaki Orhun ve Dede Korkut adlarından farklı bir coğrafyada ve farklı bir yüzyıldadır. Bu bir zayıflık değil, bir konum bilgisidir: Uraz’ı sekizinci yüzyıl yazıtlarında aramak, onu yanlış rafta aramaktır.

Bu künye ne kadar doğrulandı

Burada okura açık konuşmak gerekiyor, çünkü bu künye sitedeki ötekilerden farklı bir durumda. Sitenin ölçüsü şudur: bir iddia, kaynak metnin kendisinden doğrulanır. Bu künyede o doğrulama henüz yapılmadı.

Yukarıda sayılan eserlerin hiçbiri şu anda elimizde değil; Codex Cumanicus da, Kıpçak Türkçesi Sözlüğü de, Tarama Sözlüğü de kaynak defterine bu künye icin eklendi ve elimizde-yok diye işaretlendi. Yani künye, kayıt zincirinin doğru olduğunu varsayarak yazıldı, o zinciri görerek değil.

Eserler edinildiğinde iki şey olacak: madde ve sayfa doğrulanıp künye sağlamlaşacak, ya da beklenen madde çıkmazsa künye düzeltilecek. İkisi de sonuçtur; olmayacak olan, doğrulanmamış bir iddianın doğrulanmış gibi durmasıdır. Güven etiketinin araştırma olmasının sebebi budur.

Kök ve varyantlar

Sözcük Uras, Oraz ve Iraz biçimleriyle de söylenir; bunlar ayrı adlar değil, aynı sözcüğün saha ve ağız farklarıdır. Araştırmacılar sözcüğü Türkçenin çok üretken köklerinden ur- köküne bağlar , ancak bu bağlantı da bu künyede doğrulanmış bir iddia olarak değil, aktarılan bir görüş olarak duruyor.

Türk halk inancında kavram, rastlantıları düzenlediğine inanılan soyut bir gücü, yani talihi ve şansı karşılar.

Uruz ile ilişkisi

Dede Korkut Kitabı’ndaki Uruz adının da aynı kökle ilişkilendirildiği bir görüş vardır. Bu görüşü burada aktarıyoruz ama künye onu iddia etmiyor: Uruz künyesinde de yazdığımız gibi, o adın kökü icin elimizde doğrulanmış bir dayanak yok. İki adın yazımının benzemesi, ortak kökten geldiklerini kendiliğinden göstermez , bu sitede benzerlik bir kanıt değil, incelenecek bir sorudur.

Üçüncü bir ad daha karışır: Dede Korkut’taki Aruz, Uruz’dan da Uraz’dan da ayrı bir kişidir.

Eski yazıyla yazımı

Sayfanın sağındaki kartta adın Orhun yazısıyla yazımı duruyor. Bu yazım harf karşılıklarıyla yapılmış bir çevrimdir, yazıttaki yazımın tıpkıbasımı değildir. İki sebeple: Orhun yazısında ünlüler çoğu zaman yazılmaz, burada okunabilirlik icin yazıldı; ayrıca ünsüzlerin kalın ve ince çiftleri kelimenin ünlü sırasına göre seçildi. Yazıttaki fiili harf dizisi icin tıpkıbasım karşılaştırması gerekir, o yapılmadan bu kart “yazıtta böyle yazıyor” demez.

Bir not daha: Uraz’ın kaydı Kıpçak sahasında, yani Orhun yazısının kullanımdan kalktığı dönemden sonradır. Karttaki yazım bu yüzden yalnızca harf karşılığıdır; bu adın Orhun yazısıyla yazılmış tarihi bir örneği bilinmiyor.

Kaynakça

  1. [1]

    CODECUMA-ANON-1303

    Katman 1
  2. [2]

    KIPCTURK-TDK

    Katman 3
  3. [3]

    TARAMASZ-TDK

    Katman 3

Son gözden geçirme: 25 Ağustos 2026